Size kısaca seneye nasıl girdiğimi, nasıl çıktığımı anlatacağım.

Sonrasında eve gidip Türkiye'yi bankaları arayıp kartlarımı kapattım falan filan.
Anasını sattığımın 2011i hep böyle geçti. "Göz göre göre.."
Kusursuz hatalar silsilesi diyelim. İnsan büyümek için yanılmalıymış ya, ben bu sene baya büyüdüm.
"Değdi, geçti" dediğim şeyi önce nasıl da atlatamadığımı gördüm. Ağırlığı altında ezildiklerin psikolojini tepetaklak edermiş ya, tepetaklak olmamak için hissiyat şalterlerimi nasıl da kapattığımı gördüm. Akıl sağlığımı korumak adına çok değer verdiğim dostları göz göre göre nasıl da kaybettiğimi gördüm.
Ben zaten sıçtım sıvadım. Yetmez miydi? Yeterdi. Yetmedi. Bir de Allah karşıma öyle kötü kalpli insanlar çıkardı ki, bu sefer akıl sağlığımı korumak için boğuşmam gerektiğini gördüm. Hem kemiklerimiz paramparça oldu, hem kalplerimiz. Alçıya aldık. 2011 alçıda geçti.
Ailenin nasıl da kalben yanında olmadığını gördüm. İnsanın ailesinin bile sevgisini kazanması gerektiğini, emek vermediği hiçbir ilişkisinin ona sadık olmayacağını öğrendim.
Herkesin ama herkesin nasıl da vazgeçilebilir olduğunu gördüm. Kendim de dahil.
2011in son akşamından nasıl çıktığıma gelirsek, TEM otoyolunda bir tırın altında kaldım. Birkaç metre sürüklendim falan. Değişik bir adrenalindi. Yine olsa yine yapmam ama. Siz de denemeyin. 2011 gitmeden son öpücüğünü de kondurdu yanağıma. Canım.

Fakat şimdi sana tek 1 sözüm var 2011;
Ben hesabı ağır ödedim. Üstü kalsın. Yeter ki artık siktir git.